Gayrimenkul piyasasında bir konutun uzun süre satılamaması,
genellikle piyasa şartlarından ziyade satıcının kontrolünde olan stratejik
hatalardan kaynaklanır. Alıcıların bilgiye çok rahat ulaştığı,
alternatifleri saniyeler içinde kıyasladığı dijital bir pazarda, eski usul
satış yöntemleri ne yazık ki mülkü "pazarda eskitiyor".
Bir konutun satış sürecini kilitleyen ve satıcıların en sık
yaptığı hataları şu ana başlıklar altında toplayabiliriz:
1. Duygusal Fiyatlandırma Tuzağı (En Büyük Hata)
Satıcıların düştüğü en yaygın yanılgı, mülkün değerini
piyasa gerçeklerine göre değil, kendi ihtiyaçlarına veya anılarına göre
belirlemektir.
- "Bize
bu kadarı lazım" yaklaşımı: Satıcının yeni alacağı evin parası,
borç miktarı ya da kızının çeyiz masrafı evin değerini belirlemez. Değeri
sadece ve sadece piyasa arz-talep dengesi belirler.
- Fiyatı
yüksek tutup "pazarlık payı" bırakmak: "Nasılsa
pazarlık yapacaklar, fiyatı 500 bin TL yüksek yazalım" düşüncesi
ölümcüldür. Ev ilk yayına girdiğinde en yüksek alıcı ilgisini çeker.
Şişirilmiş fiyat, gerçek alıcıların evi doğrudan elemesine neden olur.
- Sürekli
fiyat yükseltip indirmek: İlanı favoriye alan alıcıların dikkatini
çekmek için yapılan bir yöntemdir. Ancak günümüz piyasasında faydadan çok
zarar getiren, ters tepmeye mahkum bir algı oyunudur.
2. "Kirli" ve İllüzyonlu İlan Yönetimi
Alıcılar internette ilan incelerken çok titizdir. İlanın
sunum şekli, ev sahibinin ciddiyetini ve evin durumunu yansıtır.
- Kötü
ve özensiz görseller: Karanlıkta çekilmiş, dağınık oda fotoğrafları,
hatta banyo aynasından görünen satıcı yansımaları alıcıyı anında
uzaklaştırır.
- Eksik
ve yanıltıcı bilgi: Net/brüt metrekare farklarını gizlemek, yapım
yılını hatalı beyan etmek, iskan (yapı kullanma izin belgesi) durumunu
gizlemek, kat sayısını düşük belirtmek, oda sayısını yanlış girmek ya da
konum işaretlemesini bilerek hatalı yapmak (örneğin yan mahalleyi
göstermek) alıcıda güvensizlik yaratır. Alıcı evi görmeye geldiğinde bu
illüzyon patlar ve güven bir kez kırıldıysa satış iptal olur.
- Araştırmadan
krediye uygun yazmak: Binanın projeye aykırı inşa edilmesi, kaçak
katların bulunması, yapı kayıt belgesi ile kaçak katlara tapu çıkarılması,
iskansız olması gibi nedenlerle alıcının kredi talebinin bankada kabul
edilmemesi güvensizlik oluşturacaktır.
- Açıklama
kısmının boş bırakılması: "Detaylar telefonda
verilecektir" yazan ilanlar, alıcıda bir şeylerin ters gittiği
veya gizlendiği hissini uyandırır.
- Evde
kiracı varsa kiracı ile iletişim kurmadan evi satışa çıkarmak: Satılamayan
evlerin arkasındaki en büyük gizli kahramanlardan biri içerideki
kiracıdır. Satıcılar kiracıyla doğru bir iletişim kurmadan evi satışa
çıkarırlar. Kiracı evi göstermek istemez, her gelene evi kötüler veya
randevuları iptal eder.
3. "Pazarda Eskitme" (Listing Stale) Faktörü
Bir mülk ilan sitelerinde ne kadar uzun süre kalırsa, alıcı
gözündeki değeri o kadar düşer.
- "Bu
evde kesin bir kusur var" algısı: Alıcılar sürekli aynı ilanı
gördüklerinde, "Bu ev 6 aydır satılamadığına göre ya tapusunda bir
sorun var, ya kentsel dönüşüm riski var ya da gizli bir kusuru var"
diye düşünerek uzaklaşırlar.
- Fiyatı
parça parça, sürekli küçük meblağlarla indirmek de bu algıyı besler. Doğru
olan, doğru fiyatla çıkmak veya gerekirse tek seferde radikal bir fiyat
revizyonu yapmaktır.
4. Evin Gösterim Sürecindeki Hatalar
Evi fiziksel olarak alıcıya sunma aşaması, satışın kapandığı
yerdir. Burada yapılan hatalar tüm emeği çöpe atabilir.
- Evi
göstermek için kısıtlı zaman dilimleri koymak: "Sadece
çarşamba günleri saat 14:00 - 16:00 arası gösterebilirim" gibi
katı kurallar, ciddi alıcıları kaçırır. Alıcı, kendi bütçesine uyan başka
bir alternatife yönelir.
- Mülkü
hazırlamamak (Staging eksikliği): Evin boyasız, bakımsız, tadilat
ihtiyacı olan yerlerinin özensiz yapılması, içeride ağır yemek veya evcil
hayvan kokusunun olması alıcının bilinçaltında olumsuz intiba bırakır.
Alıcı, masrafları gözünde büyüterek fiyattan çok daha büyük indirimler
talep eder.
- Ev
sahibinin sunum esnasında alıcının peşinden ayrılmaması: Ev sahibinin
ısrarla evin "ne kadar harika olduğunu" anlatması, alıcı
üzerinde baskı yaratır. Alıcı evi kendi evi gibi hissedemez, rahatça
inceleyemez ve üzerinde oluşan baskı nedeniyle hızlıca ayrılmak ister.
5. "Her Emlakçıya Verelim, Kim Satarsa Satsın"
Mantığı
Satıcılar daha çok kişiye ulaşmak amacıyla mülkü 5-10 farklı
emlak ofisine birden verirler. Bu, gayrimenkul satışındaki en büyük stratejik
hatalardan biridir.
- Değersizleşme
algısı: Aynı evin ilan sitelerinde farklı fiyatlarla, farklı
bilgilerle, farklı açıklamalarla ve farklı fotoğraflarla defalarca alt
alta listelenmesi, alıcıya "Bu satıcı çok sıkışmış, malını acilen
elden çıkarmaya çalışıyor" mesajı verir.
- Motivasyon
kaybı: Hiçbir danışman, üzerinde tek yetkili olmadığı, her an bir
başkasının satabileceği bir mülkün pazarlaması için bütçe (reklam,
profesyonel çekim vb.) ve zaman harcamak istemez. Ev, portföylerin
arkalarında unutulur.
Özetle; Bir konutun hızlı ve doğru değerinde
satılması; doğru fiyatlandırma, dürüst ve profesyonel pazarlama, rahat
gösterim imkânı ve işinde uzmanlaşmış tek bir profesyonel elden yönetim
ile mümkündür. Alıcıyı "kandırmaya" ya da piyasaya "meydan
okumaya" çalışmak, sadece zaman ve nakit kaybına yol açar.
--

0 Yorumlar
Kişi ve kurumları hedef alacak yorumlar ile siyasi ve ideolojik yorumlar yapmayın lütfen.